Dış ses:
O kadar ıssızdım ki. Bunun için romantik bir filmde iyi kızı terk eden kötü adam olmama lüzum yoktu. Veya hayatın türlü türlü acılarından geçmiş bir berduş olmama da...Sadece acıyordu işte,biryerlerim acıyordu dokunduklarında ve sağırdım duymuyordu kualkalrım bağırsalar da. Etrafımda gitgide artan bir yığın,bense onlara sırtımı dönmüş sessizce uyuyordum. Uyanacağım günün yaklaştığını hissediyordum...Aşk beni uyandırmamak için sessiz adımlarla kapıya doğru gelse de eşikte ışığı yakacaktı,...eninde sonunda,biliyordum.
Ege'nin yatakodası, gece saat 3
Bir haykırma sesi duyulur ve Ege uyanır.
Yanıbaşında gece lambası yanmaktadır.
Bir rüya görmüş ve korku içinde uyanmıştır. Derhal yanındaki komodinden bir defter ve kalem çıkarır. Rüyasında gördüklerini not alır.
" Yine o aynı barda,yine bizim ekip. Melike saatlerdir bir deste kağıdı karıyor. Birden kağıtlar akıyor ellerinden,açılıyor. 'Kupa Kızı Sinek Valesi' diyor bana. 'Tatlım,sonunda,yeniden!' Tam o sırada Melike kumral,yeşil gözlü bir kıza dönüşüyor,kız ellerimden tutuyor,bir ışığı açıyor ve odaya giriyoruz. Sonra bir uçurumdan düşüyorum."
Ege ışığı kapatmadan yatar.
Fatum's Pub,Cumartesi gecesi,Ege,Melike,Uzay,Garson ve Diğerleri
Dış ses:
Kalabalık içinde yalnız olmak,işte tam da böyle bir klişenin ortasındaydım şimdi. Yıllardır süregelen dostluğumuza rağmen her cumartesi o masada o kadar uzaktık ki birbirimize,masanın öbür ucunu bırak,yanındakini bile duyamıyordun. Çünkü yanındakini yaşamıyor,anlamıyor,dinlemiyordun. Hepimiz, ya terk ettiğinden ya da terk edildiğinden yalnızdık,tek başında dört yanı ıssız birer adacık.
Kalabalık bir yola bakan bir barın bahçesinde uzunca ve kalabalık bir masa vardır. Bağırışmalar,kahkahalar yükselen masada, Ege ve Melike'nin diyaloğuna odaklanırız.
Melike: Nasıl yani yaaaa,Egeee oolum!! O kadar ayarladım kızı sana,ne cilaladım paketledim seni biliyor musun? O hatun kaçmazdı cidden ve sen ertesi sabah evine yolladım diyorsun bana gelmiş yaa!! Kız mü-kem-mel,tam evlenilecek hatun ve hatta istersen evlendikten sonra eğlenebilirsin de. Ama karşıma geçmiş,olmuyor dedin yani. Aşk dediğin bu dostum. Güzel mi,zengin mi kültürlü mü. Daha ne bee? Of be Ege'm of!
Ege: Melike 'o'ndan sonra korkuyorum. Ve mükemmel tanımlarımızın seninle uyması gerekmiyor. Hem bazı şeyler kader. Olmuyorsa olmuyor.
Melike: Kader diye birşey yok bunu aklına sok artık. Özlem'in intihar etmesi bir kader miydi sanıyorsun? Bak söyletme beni şimdi. Neyi istersen onu ararsın ve bulursun Ege. Seni bırakmayı seçti. Uyan artık.
Ege'nin gözleri dolar. Hiçbirşey söylemez. Uzay, Melike'ye sinirli bakışlar fırlatır. Melike de karşılık verir.
Melike: Bak,canımsın,ciğerimin köşesisin ve bu halin beni üzüyor. Hayat devam ediyor. Ve kendi seçimlerinle yönetiyorsun hayatı. Kendine gel artık...Hem bak ben hissediyorum biliyor musun birisi çıkacak karşına. Gel fal bakayım sana, kahve isteyelim.
(Garsona)Pardon bakar mısınız?
Garson: Buyrun efendim
Melike: Orta kahve iki tane
Garson: Melike Hanım, kusurumuza bakmayın, mutfağı kapattık,tadilat var sadece bar hizmet veriyor.
Melike: Aaa olmadı ama yaa,o zaman..iskambil kağıdı,o var mı?
Garson: (şaşırır) Sanmıyorum ama sorayım efendim
Ege: Melike tozuttun ne işi var kartın burada?
Ege irkilir. Rüyasını anımsar. "Ne işi var iskambil kartının barda?"
Klinik,Öğleden sonra 2, Uzm. Psikolog Rüya Ersan,Ege,Muhabbet Kuşu,Sekreter
Ege sabırsızca bekleme odasında oturmaktadır. Bir kadın ve adam hiç konuşmadan oturmakta. Diğer bir koltuktaysa bir kadın bekleyenlere sıkıntılarından bahsetmektedir. Burası bir psikoloğun kliniğidir. Her gün farklı sorunlarla farklı "hasta"lar gelmekte ve ruhlarını iyileştirmek için "tedavi" görmektedirler.
....Arkası yarın....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder