Bakıyorum sokağın başına ikide bir
Perdeleri açıp kapatıp
Yağmur ha düştü ha düşecek sanki
Ben bekliyorum.
--
Eskiden de beklerdim de ben böyle
Ha geldi ha gelecek
Sokağın başına ya vardı ya varmadı
İşte o karaltıydı beklediğim
Uzaklardan gelen, kokusundan belli…
Hani o hayali karaltılar geceleri,
Hep dönmesini özlediğim.
--
Yağmura bakıyorum düştü düşecek
Az bekle
Bana yine hüzün lazım hüzün,
Ondan pencere önleri telaşım.
Bırak içime aksın,
Alsın götürsün
Bana yine hüzün lazım hüzün lazım
Ondan sokakları arayışım.
--
Sana da diyeceğim gel şarabıma ortak ol
Ama yağmur yağacak vapuru kaçırırsın
Islanır,üşürsün,kim bilir
Üşütmek istemiyorum seni
Ondan sana gel diyemeyişim
Gel yine de kal istersen
Ama şarabım da ekşi sen sevmezsin
Keyfini kaçırırım kim bilir
--
Sana da diyeceğim gel benimle bekle
Ama diyemiyorum gelirsen kalacaksın
Kalacaksan gidişin de gelecek
Ondan sana kal diyemeyişim
Gel yine de kal istersen
Sana uykumu vereceğim
Uyuruz birlikte
Yağmurun sesi şarabın sisinde
Ben sana git demeyeceğim
Sen hüznümü sevmeyecek
Vapuru bahane edecek gideceksin,
Biliyorum.
Ondan yağmur yağsın isteyişim.
2 yorum:
Gözyaşları, vapur esintisi ve yağmur altında ıslak bekleyiş, beni anılarıma götürdü. Yaşamışlığım var bu sahneleri.
Bense imrenerek İstanbul'a bakıyorum,denizine,yağmuruna hasret...
Yorum Gönder